Prof. Dr. Çiğdem Kağıtçıbaşı Anısına...

AÇEV hikâyesinin her aşaması, kurucularımızdan değerli bilim insanı Prof. Dr. Çiğdem Kağıtçıbaşı’nın bilimsel çalışmalarının ışığında gelişmiştir. 

Onun sosyal psikoloji alanındaki kuramsal katkıları “Batı’da yapılan psikoloji çalışmaları bütün insanlığı temsil edemez” inancından hareketle Uluslararası Karşılaştırmalı Psikoloji hareketinin öncülerinden biri olmasıyla başlamıştır.

Daha sonra uluslararası karşılaştırmalı bir çalışma ekibinin üyesi olarak, Türkiye’de “çocuğun değeri”ni araştıran Prof. Kağıtçıbaşı, yeni ve aydınlatıcı bir kuram üretmiştir: “Aile Değişimi Modeli”.

Bu kuram, kentselleşme, modernleşme gibi sosyo-ekonomik değişikliklerin etkisinde çocuk yetiştirme yöntemlerinin nasıl farklılaştığına ve buna bağlı olarak insanların benlik kavramlarının da ne şekilde değiştiğine ışık tutmuştur. Bu çalışmalara binaen Prof. Kağıtçıbaşı özerk-ilişkisel benlik (autonomous-related self) adını verdiği yeni bir benlik kuramı geliştirmiştir. İnsanın hem özerk hem de ilişkide olma ihtiyacına işaret eden teorisinde yine batıdan farklı olarak yalnızlaştıran özerklik yerine, özerk – ilişkisel benliğin insani bir ihtiyaç olduğunu göstermiştir.

Akademik hayatına sığdırdığı sayısız çalışmaları ile beraber Prof. Kağıtçıbaşı’nı birçok akademisyenden farklı kılan en önemli özelliği ise bilimsel bulgularını toplumla buluşturma arzusudur. Bilimin insan hayatının iyileştirilmesine hizmet etmesi gerektiğine içtenlikle inanmıştır ve bu inancı Anne Çocuk Eğitim Vakfı’nda hayat bulmuştur. Prof. Kağıtçıbaşı, 1980’li yıllarda Boğaziçi Üniversitesi’nde Prof. Dr. Sevda Bekman ve Prof. Dr. Diane Sunar ile birlikte “Türkiye Erken Destek Projesi” adlı en önemli araştırmalarından birini gerçekleştirdi. 

 

AÇEV’in hikâyesi işte bu bilimsel araştırmada oluşturulan ve başarı ile uygulanan Anne Çocuk Eğitim Programı’nın daha geniş kitlelere ulaştırılmasının hayali ile başladı. Bu hayali paylaşan Ayşen Özyeğin ve Prof. Bekman ile birlikte AÇEV’in kuruluşuna öncülük etti. Vakfın kuruluşu ve çalışmaları sosyal bilimlerin soyut kalmadığını, insanların esenliği için ulaşılabilir ve yararlı bir etkiye dönüşebileceğini göstermiş oldu.

Anne Çocuk Eğitim Programı, AÇEV’in çatısı altında yüz binlerce anne ve çocuğa ulaşmakla kalmadı, Milli Eğitim Bakanlığı’nın uygulama ve politikalarına da örnek oldu ve Türkiye’nin yanı sıra birçok farklı ülkede uygulandı. Bir hayal ile başlayan bu bilimsel çalışmalar yeni hayallerin oluşmasına esin kaynağı oldu. Okul öncesi yaş çocuğunu ve yakın çevresini güçlendirme amacıyla yola çıkan AÇEV, anne eğitimlerinin yanı sıra, baba eğitimleri, okul öncesi eğitimler, kadın okuryazarlığı, kadınların güçlenmesi gibi birçok alandaki çalışmaları da arka arkaya geliştirdi.

Prof. Kağıtçıbaşı’nın kuramsal çalışmaları AÇEV faaliyetlerine her zaman ışık tuttu. Kendi kültürümüze ve hedef kitleye uygun programlar geliştirme inancı kendisi için hep ağır bastı. Çocuğun yakın çevresi, özellikle anne babası tarafından desteklenmesi gerektiği ve çocuğun hem özerk hem de güçlü ilişkilerden beslenme ihtiyacının karşılanması, eğitim programlarımızın vazgeçilmez temalarını oluşturdu. 

Gençliğimden beri benim için önemli olan insanın ve toplumun esenliğine katkı yapmak ideali, AÇEV’de vücut buldu.

Bilimle uygulamayı birleştirebilmek özellikle değerliydi.

Prof. Dr. Çiğdem Kağıtçıbaşı

Prof. Kağıtçıbaşı, AÇEV’in Akademik Danışmanı ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olarak her bir çalışmayı hem bilimsel açıdan destekledi hem de “daha çok çocuğa ve aileye ulaşması için azami olarak ne yapabiliriz” düşüncesiyle fikir geliştirdi, yol gösterdi. Bu nedenle, televizyon yoluyla eğitim Çiğdem Hoca’mızın AÇEV çalışmalarında savunduğu faaliyetlerin başında geldi.

Televizyon programlarının bilimsel eğitime dayalı ve aynı zamanda eğlenceli olabileceğine hepimizi inandırdı. Bu sayede AÇEV farklı televizyon programları geliştirdi ve milyonlarca seyirci ile buluşturdu.

AÇEV çalışmalarında kadınları güçlendirme programları ve faaliyetlerinin onun için ayrı bir yeri vardı. Kadının toplumumuzdaki yerinin değişmesi için, yaşanılan eşitsizliklere karşı mücadeleyi son gününe kadar amaç edindi. Kadının güçlenmesi için hem KOÇKAM (Koç Üniversitesi Kadın Araştırmalar Merkezi) gibi akademik bir merkeze öncülük etti, hem de AÇEV’i bu alanda daha fazla eğitimi hayata geçirmesi için teşvik etti.

AÇEV olarak biz de birlikte çıktığımız yolda, Çiğdem Hoca’mızın ve bilimin ışığıyla ilerlemeye devam ediyoruz.

Prof. Dr. Çiğdem Kağıtçıbaşı’nın Anısına:
Sosyal Bilimler Toplumla Buluşursa Ne Olur?

Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV) kurucuları arasında yer alan Prof. Dr. Çiğdem Kağıtçıbaşı’nın vefatının 1. yıl dönümünde, değerli bilim insanının anısını onurlandırmak ve ideallerini sergilemek amacıyla bir konferans düzenledi. 7 Mart 2018 tarihinde “Prof. Dr. Çiğdem Kağıtçıbaşı Anısına: Sosyal Bilimlerin Toplumla Buluşması” başlığıyla İstanbul’da düzenlenen konferansta akademi, sivil toplum, özel sektör ve medya kurumlarının önde gelen isimleri Prof. Kağıtçıbaşı’nın ideallerinin yaşatılması ve geliştirilmesi amacıyla bir araya geldi.

Özyeğin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Esra Gençtürk’ün yönetiminde “Sosyal Bilimler ile Nasıl Daha İyi Bir Toplum Yaratabiliriz? : Türkiye’den Düşünceler ve Örnekler” başlığıyla düzenlenen panel bölümünde ise,  Bilim Akademisi Başkanı Prof. Dr. Ali Alpar, TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi Metin Akman, Hürriyet Gazetesi Yazarı Sedat Ergin, Eğitim Reformu Girişimi Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Üstün Ergüder, Sabancı Üniversitesi Emeritus Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşe Öncü ve Psikiyatr Dr. Yankı Yazgan farklı sektör ve disiplinlerin, sosyal bilim çalışmalarından faydalanarak toplumsal gelişime ve insan esenliğine katkı sağlaması için öneriler sundular.